Av yasağı dönemi, 15 Nisan 2026 itibarıyla başlamış bulunmaktadır. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, bu yasağın denizlerde trol ve gırgır avcılığını durduracağını belirtti. Bayraktar, “Sürdürülebilir avcılık, sektörümüzün geleceği açısından son derece kritik bir öneme sahip. Balık stoklarının korunması ve geliştirilmesi için bilimsel araştırmaların artırılması, korunma ve kontrol çalışmalarının güçlendirilmesi gerekmektedir” dedi.
Bayraktar, 7,5 ay süren balık avlama sezonunun sona erdiğini ifade ederek, “1 Eylül 2025 tarihinde başlayan balıkçılık sezonu, 15 Nisan 2026’da tamamlanıyor. Bu tarihten itibaren denizlerdeki trol ve gırgır avcılığı yapan balıkçılarımız, yaklaşık 4,5 ay sürecek bir av yasağı dönemine girecek. Av yasağı, 1 Eylül 2026’ya kadar devam edecek” diye konuştu.
Türkiye’nin zengin deniz kaynaklarıyla su ürünleri üretiminde önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Bayraktar, “Son yıllarda su ürünleri üretimimizde kayda değer bir artış yaşandı. 2014 yılında 537 bin 345 ton olan toplam üretimimiz, 2024 yılında yüzde 73,67 artışla 933 bin 194 tona ulaştı. Bu artışın önemli bir kısmı yetiştiricilik faaliyetlerinden kaynaklanıyor. 2014 yılında toplam üretimin yüzde 56,3’ü avcılıkla sağlanırken, 2024 yılında bu oran yüzde 38,2’ye geriledi. Aynı dönemde yetiştiricilik üretimi yüzde 145,4 oranında büyüdü. 2024 yılı itibarıyla avlanan deniz balıkları miktarı ise 290 bin 68 ton olarak gerçekleşti. Tür bazında değerlendirildiğinde, 153 bin 175 ton ile hamsi en çok avlanan balık türü olurken, onu 49 bin 278 ton ile palamut ve 17 bin 818 ton ile sardalya izliyor” dedi.
Bayraktar, kıyı balıkçılığının ülke genelindeki üretimin büyük çoğunluğunu oluşturduğunu, açık deniz balıkçılığına yönelik altyapının yetersizliğinin av baskısını artırdığını belirtti. “Sürdürülebilir avcılık, sektörümüzün geleceği için hayati önem taşımaktadır. Balık stoklarının korunması ve geliştirilmesi için bilimsel araştırmaların artırılması ve koruma ile kontrol faaliyetlerinin güçlendirilmesi elzemdir. Ayrıca, su ürünleri, özellikle balık, hayvansal protein kaynakları arasında önemli bir yer tutuyor. Ancak ülkemizde kişi başı su ürünleri tüketimi, dünya ortalamasının altında kalmaktadır. Dünyada kişi başına su ürünleri tüketimi yaklaşık 20,7 kilogram iken, Türkiye’de bu rakam yalnızca 7,7 kilogramdır” şeklinde ekledi.
Av yasağı sürecinde kurallara uyulmasının önemine dikkat çeken Bayraktar, “Boy yasağına aykırı küçük balıkların satışı, yasaklı türlerin avlanması ve hijyen koşullarına riayet edilmemesi gibi konularda denetimlerin artırılması gerekiyor. Yasak avcılık faaliyetlerinin Tarım ve Orman İl/İlçe Müdürlüklerine ya da jandarmaya bildirilmesi büyük önem taşıyor. Bu süre zarfında balıkçı tezgahlarında ağırlıklı olarak kültür balıkları olan çipura, levrek ve alabalığın yanı sıra ithal ürünler ve av sezonunda yakalanıp uygun koşullarda saklanan balık türleri yer alacaktır. Ayrıca, balıkçılarımız, karasularının bitişiğindeki uluslararası sularda ve ilgili tebliğ hükümlerine uymak koşuluyla uzatma ağları ile avcılık yapabilecekler. Av yasakları, denizlerimizdeki balık popülasyonunun korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından son derece önemlidir. Bu süreçte hem balıkçılarımızın hem de vatandaşlarımızın gerekli hassasiyeti göstermesi büyük önem arz ediyor.” – ANKARA